
Ağızdaki
hoş olmayan rahatsız edici kokuya kısaca ağız kokusu veya
halitosis denir.Bu durum ağız içinde veye vücutta yolunda
gitmeyen bazı durumlar olduğunun belirtisidir. Kötü ağız
kokusu, çoğu zaman kişide kendine güvensizlik,toplum dışına
itilme ve beğenilmeme korkusu gibi psikolojik sorunlara
neden olur. Konuşma ortamlarında hem kişiyi hem karşısındaki
insanı oldukça rahatsız edebilen bir durumdur.
Ağız kokusu kötü ağız hijyeni,dişler üzerindeki plak va taş
birikimi,derin dişeti cepleri,gingivitis ve periodontitis
gibi dişeti hastalıkları,diş ve bademcik abseleri,ağız
kuruluğu, çürük dişler,gömük dişler,çekim yaraları,oro-antral
fistül,iyi yapılmamış uyumsuz protezler gibi ağız içini
ilgilendiren bölgesel faktörlerden meydana gelebileceği
gibi,sinüzit,soluk borusu kanserleri,burun
polipleri,mide,böbrek,karaciğer,akciğer hastalıkları,şeker
hastalığı,açlık,ilaç kullanımı gibi ağız dışı faktörlerden
de kaynaklanabilir.
Yapılan araştırmalarda ağız içi kaynaklı ağız kokusu görülme
sıklığı %87,ağız dışı kaynaklı ağız kokusu görülme sıklığı
%13 olarak bulunmuştur. Ağız kokusu günün farklı
zamanlarında oluşabilir. Örneğin sabahları görülen ağız
kokusu her bireyde olabilir. Çünkü gece boyu ağız
hareketsizdir, uyku sırasında yavaşlayan metabolizma nedeni
ile tükürük akışında azalma söz konusudur. Sabaha kadar
süren açlık, dişleri fırçalamadan yatma gibi nedenler
sabahları hissedilen ağız kokusunun sebebidir. Açlık
sırasında depo yağlar yakılmaya başlamakta ve keton denilen
kötü kokuya sebep olan kimyasallar açığa çıkmaktadır.
Ağız kokusunun başlıca sebebi ölü ve ölmek üzere olan
anaerop bakterilerin çıkardığı sülfürlü bileşiklerdir. Bu
bileşikler genelde pürüzlü bir yüzeyi olan dilin olan arka
tarafında birikmektedir ve temizlenmediği durumlarda ağız
kokusuna sebep olmaktadır.ayrıca derin dişeti cebi ve
çürükleri olan hastalar bu bölgelerini yeterince
temizleyemedikleri için kötü ağız kokusuna sahip
olabilmektedirler.Aynı şey yarı gömük diş ve köklerin olduğu
durumlarda dişi örten dişetiyle dişin arasında bakteri
üremesi söz konusu olduğu durumlarda da geçerlidir.
Ağız içi sebepli ağız kokusunda yapılan tedaviler kısa
sürede sonuç vermektedir.
Dişeti hastalıklarının ve diş çürüklerinin tedavilerinin
yapılması,gömük ve çekimi gerekli görülen abseli dişlerin
çekilmesi,uyumsuz protezlerin yenilenmesi ve yemek sonrası
temizlenmesi,ağız kuruluğunun önlenmesi için bol su içilmesi
ve burun solunumu yapılması,dil sırtının,dişlerin ve
dişetlerinin fırçayla temizlenmesi,diş ipi kullanarak
fırçanın giremediği bölgelerdeki besin artıklarının
uzaklaştırılması ,sarımsak ,soğan gibi rahatsız edici kokusu
olan besinlerden kaçınılması ve sigaranın bırakılması,tükrük
salgısını arttırmak için naneli sakızlar çiğnenmesi ve
tükürüğün yıkayıcı ve bakteri kolonizasyonunu önleyici
etkisinden faydalanılması,ağız suları ve antiseptik
gargaralar kullanılması genelde tedavide kullanılan
yöntemlerdir.
Ağız içi yapılan tüm tedavilere rağmen tekrarlayan ağız
kokusu görüldüğünde, bir diş hekimi,KBB
uzmanı,gastroenterolog gibi birkaç branştan hekim tedaviyi
birlikte yönlendirebilirler.
Sonuç olarak sağlıklı bir yaşam için temizlik temel prensip
olduğuna göre ağız sağlığı için de ağız hijyenine gereken
önem verilmelidir ve düzenli olarak ağız sağlığı hekim
tarafından kontrol edilmelidir.Böylelikle kişilerde sağlık
açısından olduğu kadar önemli ölçüde sosyo-psikolojik etkisi
de olan ağız kokusu problemi ortadan kalkar.
 |
 |